Fantastik, fantastik, fantastik diye ölecek bir gün. Yanlış ülkede doğduğuna inanıyor. Kitaba, müziğe, sinemaya ve yabancı dizilerin bir kısmına tapıyor. Dinlediği müzik gruplarının efsanevi olması gerekmiyor ya da popüler, kulağa ne hoş gelirse onu dinlemeyi seviyor, ama sözlerde de biraz 'anlam' olsun istiyor. (Bkz. Dry The River, James Morrison, Maroon 5, Adele) Çeşitli film ve kitap karakteriyle ilişkisi var. Yeni gözdesi David Tennant yüzüyle The Doctor, bu rapunzel kılıklı -şimdilik- sadece onun Rose'u olmak istiyor.
Ha birde gidip göreyim şu kızı bir derseniz muhtemelen Yeditepe Üniversitesi kütüphanesinde değişim öğrencilerini süzmekle meşguldür. Rafların arasında kitap koklayan bir kız görürseniz selam vermekten korkmayın.